Aya İrini Kilisesi

70664 İzlenme

KiliseHıristiyanlığın kabulünden önce, İstanbul’da Penelope isimli bir bayan yaşamaktadır. Bu bayan Hristiyanlığı yaymak için çalışır. Ancak putperestler tarafından bu inancından vazgeçmesi için birçok işkenceye tabi tutulur. Yılanlarla dolu bir kuyuya atılır. Ölmez. Taşlanır, atlara bağlanıp sürüklenir ve yine ölmez. Tüm bu mucizeler sonucunda putperestler Hristiyanlığı kabul ederler. Penelope’de azize olur. İsmi ise Aya İrini; Hagia Eirene, yani “kutsal barış” olarak anılmaya başlanır.

İmparator Konstantinus bu olağanüstü olaylar üzerine 330 lu yıllarda yaptırdığı tek tanrılı dinin ilk mabedine ”Aya İrini” adını verir. Ayasofya’dan sonra ikinci büyük Bizans kilisesidir. Aslında bu kilisenin yapıldığı yerde daha önce yani Roma döneminde Artemis, Afrodit ve Apollon’a adanmış bir pagan mabedi varmış. Aya İrini, bu mabedin kalıntılarının üstüne yapılmış.

Burası Bizans döneminden günümüze kalan atriumlu tek kilise. Yani ortada bir avlu, çevresi revaklarla çevrili. Ama bu yapı stili aslında pagan tapınaklarında kullanılan bir tarz. Aya İrini bu tarzı ile kendisinden önce burada bulunan pagan mabedinin özelliklerini günümüze kadar taşımış.

Aya İrini Kilisesi 330 lu yıllarda İmparator Konstantin tarafından ahşap olarak yaptırılır. Yapı, Bizans dönemi kubbeli bazilika tipinde ve kapalı haç planında inşa edilmiş.

Takip eden dönemde, İmparator Justinianos çok tanrılı dini yasaklar. Bunun üzerine 532 yılında halk ayaklanır.Kilise "Nike Ayaklanması" olarak isimlendirilen bu ayaklanmada hem Ayasofya hem de Aya İrini Kiliseleri yakılır. Ancak İmparator Justinios hem Ayasofya’yı hem de Aya İrini Kiliselerini yeniden yaptırır.

Aya İrini kilisesi 564 yılında yine yakılır ve sonra yeniden onarılır. İki yangını takiben depremle sarsılır. Yani üç kez hasar gören kilise, yeniden üç kez onarılır. Bu onarımların yapıldığı dönemde Bizans’da, ikonalar dinen yasaklandığı için yapının duvarları süslemesiz bırakılır.

Günümüzde Osmanlı’nın üzerine bir bayrak asarak kapattığı apsis üzerinde İsa’yı simgeleyen haç ve haçın altında İsa’nın çarmıha gerildiği “Golgota Tepesi’ni” simgeleyen birkaç basamaklı kürsü çizimi dışında herhangi bir motif kalmamıştır.

Osmanlı Sultanı II.Mehmet İstanbul’a girip yeni bir dönem başlatır. İstanbul ele geçirildiğinde Ayasofya gibi Aya İrini Kilisesi de harap haldedir. Ancak bu kilise diğer birçok kilisede olduğunun tersine camiye çevrilmez. Bu nedenle yapıda önemli değişiklikler olmaz.

müzeBurası uzun yıllar silah deposu olarak, silahların bakım ve onarımlarının yapıldığı bir yer olarak kullanılır. Bu silahlar zamanla antika hale gelince 1846 yılında Damat Ahmet Fethi Paşa tarafından Türk Müzesinin ilk örneklerini oluşturan eserler burada sergilenmeye başlanır.

MÜZE ÇALIŞMALARI

Türkiye'deki ilk müze çalışmaları Aya İrini'de başlamıştır.  III. Ahmet döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nun çeşitli yerlerinden gönderilen eserler Mecma-i Esliha-i Atika (Eski Silahlar Koleksiyonu) ve Mecma-i Asar-ı Atika (Eski Eserler Koleksiyonu) isimleri altında iki ayrı bölüm olarak Aya İrini'de toplanmıştı. Bu müze 1875'te Çinili Köşk'e taşındı. 1908'de yeni bir askeri müzenin kurulması için Aya İrini'de çeşitli tarihsel malzeme depolandı. Daha açılan bu müze 1949’a kadar Askeri Müze olarak hizmet verdi.

1974-76 arasında yapılan çalışmalarda nemden arındırmak amacıyla çevresindeki toprak dolguları kaldırılmıştır. 1973'ten beri başta İKSV bünyesinde olmak üzere, birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapmaktadır.

AYASOFYA CAMİİ VE MÜZESİ

 

FENER RUM ERKEK LİSESİ

 

BALAT SEMTİ

 

AYA İRİNİ KİLİSESİ HARİTASI


Daha Büyük Görüntüle


Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi

Fener Rum Ortodoks Patrik...

Aya Yorgi Kilisesi

Büyükada'nın en yükse...

Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi

Kuzguncuk iskelesinin kar...

Ayios Panteleimon Kilisesi

Kuzguncuk İcadiye Caddes...

Aya İrini Kilisesi

Hıristiyanlığın kabul...

Saint Esprit Kilisesi

Şişli'deki Saint Esprit...

St. Antuan Katolik Kilisesi

St. Antoine Katolik Kilis...