Ebru Sanatıİzlenme Sayısı 21227

Ebru Sanatı

Ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil Ebru sanatı ile ilgili merak edilenleri iamistanbul.tv takipçileri için anlattı.

Geçmişi çok eskilere dayanan Ebru Sanatı, farklı tekniği, mistik yapısı ile yüz yıllar boyu yaşayan gerçek bir Türk sanatıdır.

Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su üzerine tezyini kâğıt ile resim yapma sanatıdır. Geleneksel Türk sanatlarındandır. Ebru sözcüğüne köken olarak bulut anlamına gelen ve Farsça bir kelime olan ebr sözcüğü gösterilmektedir. Ebru sanatının ortaya çıkış yeri ve tarihine ilişkin kesin bir bilgi yoktur. Bunun sebebi; yapılan ebru ların üzerine tarih atılmamış olması ve bu sanatla ilgili çok az yazılı kaynak bulunmasından kaynaklanıyor. Ancak, genel olarak araştırmacıların ortak kanaati “ebru sanatı”nın en geç 15. yüzyıldan beri varolduğudur. hatta bazı araştırmacılara göre ebru sanatının kökleri 6. ve 10. yüzyıla kadar uzandığı kanısındadır.

6. ve 10. yüzyıllarda kağıdı bulan türklerin “ebru sanatı” nı da buldukları tahmin ediliyor. Uygur Türklerinin cilt yapmayı çinlilerden önce başarmış olmaları da, bir cilt sanatı olan “ebru sanatı” nın tarihsel olarak bu coğrafyada doğmuş olabileceğinin işareti olarak varsayılmaktadır. “Su nakış tutmaz diyen buraya gelsin” diyen Mevlana Celalleddini Rumi hazretlerinin bu sözü de ebru sanatın tarihinin 12. yüzyılda biliniyor olmasının bir işareti olarak sayılmaktadır.

Tarihte 'Türk kağıdı' olarak biliniyor

Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle beraber bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülmektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan'da ortaya çıktığı yazılıdır. Bazı kaynaklara göre de Türkistan'daki Buhara kentinde doğmuş ve İran yoluyla Osmanlılar'a geçmiştir. Batıda ebru "Türk Kağıdı" olarak biliniyor. Koyulaştırıcı bir madde ile kıvamı arttırılmış suyun üzerine, içine öd katılmış, suda erimeyen boyaların serpilmesi ve su yüzeyinde meydana gelen şekillerin bir kağıda geçirilmesi ile yapılır.
 

'Ebru' adı nereden geliyor?

Çağatay Türkçesi'yle ebre, adını alarak Türkistan'da ortaya çıkan bu sanatın tarihi gelişimi hakkında, müphem de olsa bir fikir vermektedir. Türkistan'dan en geç XVI. asır başlarında İpekyolu'nu takiben İran'a geçişinde 'ebri'  olarak isimlendirilen bu sanat, görünüşüyle gerçekten bulut kümelerine benzer şekiller taşıdığından, buluta nisbet ifade eden bu Farsça ismi doğrulamaktadır. Osmanlı ülkesinde de ilgi bulan aynı isim, telaffuz zorluğundan son yüzyılda Türkçe'de ebru'ya dönüşmüştür.

Ebru sanatı hakkında Türkçe olarak yazılmış bilinen en eski eser, 1615’ten sonra yazılan “Tertib-i Risâle-i Ebrî” adlı yazma kitapçıktır. Günümüzde bilinen ebru tarzındaki eserler ilk kez Orta Asya – Osmanlı coğrafyasında ortaya çıkmıştır. Ebrunun tarihi ile ilgili olarak  Uğur Derman (Türk Sanatında Ebrû), tarihi kestirilebilen en eski ebru olarak, üzerinde Mâlikî Deylemî’ye ait bir kıt’anın bulunduğu ve Gürcistan’da yazılmış olan 1554 tarihli bir ebruyu gösterir. Bu ebrunun, hafif ebru olarak yapılmış olması ve hafif ebrunun ancak belli bir ustalaşmadan sonra yapılabildiği gözönüne alınacak olursa, ebrunun orijinin çok daha eskilere dayandığı düşünülmektedir.


Osmanlı döneminin hatrı sayılır mesleklerinden biri olan ebruculuk, 20.yüzyıl başlarına gelindiğinde unutulma noktasına yüz tutmuştur. Bu sanatın tekrar hayat kazanması, ebru sanatına ‘çiçekli ebru’yu hediye eden büyük sanatçı Necmeddin Okyay sayesinde olmuştur. Okyay’dan sonraki büyük merhale Mustafa Düzgünman’dır. Mustafa Düzgünman’ın talebelerinden Niyazi Sayın, Sabri Mandıracı,Timuçin Tanarslan,Alparslan Babaoğlu,Fuat Başar bu sanatın yeniden yaygınlaşmasında büyük gayret göstermiştir.

Ebru yaparken gerekli olan malzemeler ise; su, öd, toprak boya, kitre, deniz kadayıfı ve at kılıdır.

Ebru Sanatının Tasavvufi Yönü

Türk ebru ustalarının büyük bir kısmı, XIX. asır ve sonrasında yaşamış ustalardır. Diğer birçok İslam sanatı gibi ebru sanatının da büyük bir kısmı dergȃh ve tekkelerde geliştirilmiştir. Tasavvufi terbiyenin en mühim noktalarından birinin tevazu olması dolayısıyla, benlik iddiasından vazgeçmiş olan birçok ebru ustasının, bu sebeple eserine imza atmadığı düşünülmektedir.
Ebru sanatı, tasavvuf ehlinin nezdinde ayrı bir itibar görmüştür. Ebru yapımı, insanın; Bu âlemdeki yaradılış sırlarını ve edebini idrak etmesi, nefsinin oyunlarını teşhis ve tespit edebilmesi, ezel hükmünün edebine riayet edebilmesi, bu âleme daha Rahmanî bakabilmesi için daima bir manevi eğitim aracı olarak telakki edilmiştir.

 

Ebru türleri

Battal Ebru: Boyaların koyu renkten başlanarak, açık renge doğru fırça yardımıyla Kitreli su üzerine serpilmesiyle yapılır. Boyalar daha sonra kağıda geçirilir. Basit bir ebru çeşidi gibi görünsede, boyaların yüzeyde eşit miktarda ve büyüklükte dağılmasını sağlamak, özellikle ebru yapmaya yeni başlayanlar için pek de kolay sayılmamaktadır.

Şal Ebrusu: Gel-Git Ebrusu yapıldıktan sonra yine ince bir çubuk yardımıyla enine üç adet, boyuna da iki adet ( S ) harfi, bunların aralarına da istenildiği gibi kavisler çizilerek hazırlanır.

Somaki (Mermer) Ebrusu: Gel-Git veya şal Ebrusu üzerine fırça yardımıyla Battal Ebru yapılarak elde edilir.

Taraklı Ebru: Ebru teknesinin eninden 5 mm. küçük tahtalarla, belli aralıklarla dizilmiş toplu iğne, tel veya ince çivi ile hazırlanan taraklar kullanılarak yapılır. Önce Gel-Git Ebrusu oluşturulur, daha sonra Gel-Git enine hazırlandıysa boyuna, boyuna hazırlandıysa enine tarak yardımıyla tarama yapılır. Eğer istenirse üzerine enine veya boyuna ” S ” harfleri çizilerek taraklı şal ebrusu oluşturulabilir.

Hafif Ebru: Üzerine daha sonra yazı yazmak için oluşturulan, renkleri soluk ve cansız ebrulardır. Burada yazı ön plana çıkar. Hazırlanan kitreye su ilave etmek ve boyalara da damlalık yardımıyla öd ve su, ilave edilerek oluşturulan malzemeyle yapılır.

Akkase Ebru: Arap zamkı kullanılarak hafif Ebrunun bazı kısımları kapatılır. Sonra daha koyu bir ebru yapılır. Arap zamkı sürülen yerler ikinci boyaları almazlar, boş kalan bu yerlere daha sonra yazı veya Tezhip yapılabilir.

Kumlu-Kılıçlı Ebru: Tekne iyice kullanıldıktan sonra dibinde kalan kitreden bu çeşit ebru yapılır. Kitrenin kirlenmesiyle oluşan mukavemet ve boyadaki su oranının az olmasıyla, teknede boyaların çatlaklar oluşturmasıyla elde edilir.

Yazılı Ebru: Arap zamkıyla yazılan yazıların olduğu kısım boya almaz ve o bölüm boş kalır. Yazılı Ebruyu hem Hat hem de Ebru sanatı ile uğraşan sanatçılar yapmışlardır.

Hatip Ebrusu: Zemine Battal Ebru yapılır, sonra Hatip Ebrusunda kullanılacak renkler seçilir. Tekneye boyuna ve enine dört-beş adet eşit aralıklarla boya damlatılır, içlerine diğer renkler de aynı şekilde damlatılır. Burada boyaların çaplarının eşit olmasına dikkat etmek gerekir. Daha sonra üzerlerine çubuk yardımıyla şekil verilir.

Çiçekli Ebrular : Zemine Battal Ebrusu yapılıp üzerine çubuklar yardımıyla lale, gelincik, karanfil, papatya gibi çiçekler yapılarak hazırlanır.

İstanbul'da günümüzde hala ebru sanatını yaşatan sanatçılar ve atölyeler bulunmaktadır. Bu atölyeler, ebru sanatını öğrenmek isteyenler için kurs vermektedir. Bunlardan biri Üsküdar'da bulunan Ebristan ebru evidir.

 

hamamlar     cinilikoks

Ebru Tüm Videolar

Ebru Sanatı ile ilgili Yorum Yazın

Adınız : E-Mail Adresiniz :